cagrikonyali.com
http://www.cagrikonyali.com/
Sevgi Düşmanı
Sebebini sorma bana,bilmemezlikten gelme.
Bir işaret bile koymadım seni gömerken..
Çünkü;
Yalnız kaldığım zamanlar senin mezarını görür,
O eski anılarım aklıma gelir de,
BEN'i üzersin diye..
Seninkisi aşk değilmiş meğerse..
İnsanları sevgiden,aşktan,mutluluktan nefret ettirmekmiş..
Kim bilir kaç kişiye daha böyle yaptın?
Utanmadın mı o kişileri aldatırken?
Yüzün kızarmadı mı konuşurken yüzlerine?
Onlara "Seni seviyorum.." derken;
Nasıl dilin döndü o muhteşem,kutsal kelimeye?
Gerçi sen ne anlarsın sevgiden..
Alışmışsındır artık kahpeliğe..
O muhteşem söz sana bir bir şey ifade etmeyebilir..
Şimdi artık güle güle sevgi düşmanı..
Arkana bile bakma..
Göz yaşı bile dökme..
Belki göz yaşlarınla bir çok kişiyi daha boğarsın belli mi olur?
* Bu şiir en az 10 sene önce yazılmıştır. ( Ortaokul dönemleri.. :))
Bekliyorum
Hep Sev..Ama Sevilme..
Doğru.. Hayat sevince güzel..
Her şeyin temelinde sevgi yok mu ki zaten?
Dünya bile Sevgi temelinde kurulmadı mı?
Sevgi varsa bir yerde,herşey var sonrasında..
Ama.. ama..
Sev..Sev..Sev..
Hep sev..Hep sev..Hep sev.. Ama Sevilme sevmenin karşılığında..
İnsanı bu üzüyor işte..
Sev ama sevilme.. Karşılığını görme..
Böyle bir durumda üzülmemek elinde mi insanın ki?
Yine de herşeye rağmen, SEVİYORUZ..
Mayamız gereği Seviyoruz..
İnsanız..Seviyoruz..
Sevmeye devam..
Çağrı'ya..
* Tüm hakları dostluğuma aittir!
> Teşekkürler Tuğba Güneşgörmez..
CAN'ımız CAN Cafe Çekiyor!
Ben Böyle Kadının..
Koca bir dönemi bitirmiş,valizimi toplamış,birazdan havaalanına yol alacam..
Çünkü artık Kıbrıs'ın sıcağından,neminden,iğrenç havasından..
Sıkıntısından..stresinden kurtuluyorum..
Bir dönemin en mutlu yanlarından birisi de budur..
Eve dönüyor olmak..
Cebimde 10 ytl para artıyor..
Evden de para istemedim..
Nasılsa eve gidiyorum artık..
Ama valizin fazla kilo geleceğini pek hesaba katmamışım..
Havaalanına giderken dua ediyorum tabi..
Umarım çok fazla kilom olmaz..umarım bir sorunla karşılaşmam diye..
Aksi takdirde cebimdeki 10 ytl beni kurtarmıyor..
Havaalanına giderken,otobüsün içinde bir hanım teyze dikkatimi çekti..
Hemen önümde oturuyordu..Kızıl saçlı teyze.. :))
Konuşması, hal ve hareketleriyle bütün bakışları üzerine toplayan türden.. :))
Ve havaalanındayım..
Birazdan büyük buluşma gerçekleşecek benim için..
Ya devam ya da düşünmek bile istemiyorum..
Sıradaki lütfen.. sesiyle başladı olay silsilesi..
Ve işte korkulan an;
8 kilo fazlanız var beyefendi.. 32 ytl ödeyeceksiniz..
Bir an dondum öylece.. Yapacak birşey yok çünkü..
Ya ben öğrenciyim,üzerimde de 10 ytl nakit var..
Lütfen biraz yardımcı olamaz mısınız?
Üzgünüz..İşlem yapamayız.. Ödemek zorundasınız!
Ya üzerimde o kadar para yok dedim.. O an bir diğer uyuz kız şu şekilde;
Kredi kartı da geçer.. demesin mi?
Sinirlerim boşaldı..
Bütün negatif elektriğimi kıza bakarak üzerine yolladım.. Uyuz şey ya!
Dedim ki; kredi kartım da yok..
Bana valizimi geri verdiler..
Buyrun..işlem yapamıyoruz.. Alın valizinizi..
Çaresiz şekilde ve de o an içimden söverekten aldım ve arkamı döndüm..
Arkamı dönmemle,otobüsteki kızıl saçlı hanım teyzeyle göz göze geldim..
Ne oldu? dedi..
Anlattım durumu böyle böyle diye..
Beni uçağa almıyorlar dedim..
Sonra da,sizden bir ricam olabilir mi? dedim..
Acaba mümkünse diğer havaalanına ininceye kadar bana borç para verebilir misiniz?
İndiğim zaman,bizimkilerden alır size öderim borcumu..
Ne kadar lazım evladım demesin mi?
20 ytl yeterli dedim..
Sağolsun hanım teyze hızır gibi yardımıma yetişti..
Diğer havaalanına indik..
Valizleri bekliyoruz..
Ben devamlı hanım teyzeyi uzaktan takip ediyorum kaçırmayım diye..
Bir baktım valizlerini almış gidiyor..
Arkasından seslendim duymadı..
İşaret ettim, şu giden teyzeyi durdurur musunuz diye...
Teyze durdu,döndü bana doğru..
Teyzecim lütfen dışarıda bekleyin.. dedim.
Önemli değil,zaten taksi bakacam dışarda dedi.
Valizimi alır almaz çıktım dışarı..
Bizimkilerle kısa bir hasret giderdikten sonra,anneme;
İşte şu teyzeme vereceğiz parayı dedim..
Annem yanına gidip;
Allah sizden razı olsun..Çok teşekkür ederiz,buyrun dedi ve uzattı parayı..
Ama teyzem almıyor..
Ben aldım annemin elinden parayı..
Teyzecim çok çok teşekkür ederim..Lütfen buyrun dedim..
Hayır evladım..önemli değil.. diyor almıyor bir türlü..
O kadar ısrar ettik,bir türlü almadı parayı..
Sen öğrencisin,benden olsun bu defa da.. dedi..
Sen bana dua et yeterli benim için..dedi..
Duygulandım o ara tabi..Duygulanmamak elde değil..
Ne insanlar varmış hala..
Bana; seni tanımıyorum üzgünüm.. deyip vermeyebilirdi de borç para..
Ama bırakın borç vermeyi,parayı tekrar almadı bile..
İşte ben böyle kadının;
Elinden de öperim..Yüzünden de öperim..Gözlerinde de öperim..
Severim de..Sayarım da.. Ve Anarım da..
Hayat, böyle insanların,gereken zamanda gereken yerde olmalarıyla devam ediyor!
Kızıyorum
En yakınımdakilere bile..
En sevdiklerime,değer verdiklerime bile bazen kızıyorum..
Arkadaşlık nedir?
Dostluk nedir?
Yeteri kadar farkında olmadıklarına..
Olamadıklarına kızıyorum..
Sitem ettiğim zaman da çok sitemkar birisi olarak etiketleniyorum..
Artık sitem etmiyorum hiç kimseye o gün bugündür..
En ufak bir sitemim bile yok..
Siz istediniz çünkü..siz bitirdiniz..
Oysa sitem kime edilirdi?
Niye edilirdi?
Ve neden fazlaydı sitemler yeri geldiğinde?
Oysa sitem;
Sevdiklerine edilirdi..değer verdiklerine..
Yerine göre sitemin fazlalığı da,verilen değerin ve sevginin bir o kadar fazla olduğunu gösterirdi..
Ama siz anlamadınız..
Söylediysem de bunu anlamadınız..
İnsan sevdiklerine az da olsa zaman ayırmaz mı?
Uzun zamandır görüşmediği arkadaşına,dostuna bir " Merhaba" yı çok mu görür?
Vakit yoktur değil mi?
İş var..Güç var.. Var da var birşeyler..
Haklısınız!
Facebook denen ve insan ilişkilerine büyük bir darbe indiren furyada,
Video paylaşmak..Resim paylaşmak varken..
Şimdi kim bir selam verecek..
Nasıl olsa Msn'de de çevrımdışı modunda..
Kimse de görmüyor..
Arada bir sevdiklerinize vakit ayırsanız ne çıkar?
Sıcak bir " Merhaba arkadaşım..dostum.." deseniz arada bir çok mu?
Öldürmeyin derim ben bazı değerleri..
Kızıyorum işte.. Kızıyorum.. Yazık!
Siz'siz
Yolladı yazıyı..
Okudum ki, o da ne? Resmen ayna tutmuş içime..
En güzel şekilde özetlemiş herşeyi..
Başka türlü de özetlenemezdi sanırım..
Teşekkür ediyorum burdan Seray'a.. :))
Ve buyrun Seray'ın yazısı..
Siz'siz..
Bin parçaya ayrılsam da yetmez.. doyurmaz sizi..
Binbirinciyi istersiniz..
Siz hep siz..
Kimi ister kirli elleriniz..
Kimi çekiştirirsiniz beyninizden bin bir iple..
Kimi boğarsınız saçma cümlelerinizle..
Hangi ruhu yollarsınız kurbanlar zincirine..
Huzur vermezsiniz..
Gölge istemez çöle çevirirsiniz..
Yoruldum çok yorgunum ama dinlemezsiniz..
Dinlendirmezsiniz..
Sadece siz..
Biz-siz..
Ben...Siz siz..
Herkes Gibisin..
Fakat bazı şiirler var ki,insanı büyülüyor adeta..
Geçenlerde yine bir şiire rastladım.. Şiir Nazım Hikmet'e ait..
Bir mısrası var ki şiirin... mükemmel..
- Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin -
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Rüya Gibi..
> DAU Bahar Festivali'ni bitirdik..Harika konserler oldu..
Rüya gibiydi adeta..
İlk konser Sıla'dan geldi..
Sıla,sıladaki öğrencilere sılada konser verdi.. :))
Sandığımdan çok daha iyiydi..
Sahne performansı,şovu,seyirciyi çoşturması vs..
Hiçbir albümünde olmayan ve yeni albümünde söylemeyi düşündüğü şarkısını da söyleyince... offf... " vur kadehi ustam bu gece de sarhoşuz.."
Kısaca Sıla bence gayet mükemmeldi..
Ve Kenan Doğulu..
Bu nasıl bir konserdir..bu nasıl bir şovdur..bu nasıl bir canlı performanstır..
Tek kelimeyle hayatımdaki en manyak konserlerden birisiydi..
Sahnenin her tarafını mükemmel kullanıyor..
Konserin başından sonuna kadar sanki her şarkıda ilk sahneye çıkıyor gibi enerji dolu..kıpır kıpır.
Kııbıırrııııııııııııııııısssss... kıııpıırrııızzz...
Yok böyle bir enerji..
Doymadık Kenan doymadık o geceye... Rüya gibiydi..
Gökyüzündeki Göz..

> Mustafa Kemal Efeler ( MKE ) arkadaşımın çekmiş olduğu bir fotoğraf..
Fotoğrafa tıklayıp büyük haline daha yakından bakabilirsiniz..
* Fotoğraf Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde Beyazid-i Bestami Hz. türbesinde çekilmiştir..
DAU 16. Bahar Festivali

Doğu Akdeniz Üniversitesi 16.Bahar Festivali yarın başlıyor.. " 20-23 Mayıs "
Gayet güçlü isimler de yer alıyor bu sene..
Kenan Doğulu.. Sıla..Emre Aydın gibi kaliteli isimleri görebilmek mümkün festival kapsamında..
Güzel konserler..Söyleşiler..Farklı aktiviteler DAU öğrencilerini ( beni de tabi :)) bekliyor..
Umarım hepimiz için eğlenceli bir hafta olur..
İyi eğlenceler herkese ve kendime.. :))
> Konserler..
Günaydın..

Çürük Elmalar Sizi..
> Bazen herkesi kendim gibi sanıyorum..Msn elma sepetimiz oluyor, kişi listesi de elmalar..
Her türlüsü var mübarek.. Yetmişi..yetmemişi..tazesi..sağlamı..çürüğü.. hepsi var.. :))
Bakıyorsunuz sağlam bir elmaya benziyor..
Isırıp yemeye başlıyorsunuz..
Bir iki ısırıktan sonra bir bakıyorsunuz anaaa.. O da ne?
Çürük lan bu.. Çürük tabi ne sandın.. :))
Ne sanacak abisi.. Görünüşe aldanıp sağlam sandı.. :))
Vallahi aynısı insanlar..
Çoğu çürük çıkıyor..
Selam verirsin kimisine..
Her zaman bir bahane vardır.. :))
Anlamıyorum ki; sanki borç para isteyecekmişim gibi kaçma peşindeler..
Nedense her zaman ama her zaman meşguldürler..
"Ne yapayım..Sana denk geliyor kusura bakma işte.." palavraları.. :))
Ya ödev yaparlar..ya misafir gelir..ya uykusu gelir..ya elektrikler kesilir..
En güzeli de çıkması gerekmektedir.. Vay anasını.. :)) Çıkması gerekmiş miş..
Ya o değil de, 2 cümle kurduktan sonra insanların kaçıyor olması mesele..
Korkmayın ya korkmayın..Borç falan istemeyeceğim sizden.. :))
Ama yok..
Bir daha da hal hatırınızı sorarsam, ben de sizin gibi çürük elma olayım emi.. :))
Bir daha size o lüksü yaşatmam yaşatmam..
Neyse.. İnsan gibi davranın biraz da sizi birşey sansınlar..
* Sağlam ve yetmiş elmalar konu dışıdır.. Sevgiler onlara da.. :))
çĞr.KnyL
Çok Şey mi İstiyorum?
> Bazen düşünüyorum da, çok şey mi istiyorum acaba diye soruyorum kendime.. Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki şu hayatta..
Her günümü dolu dolu yaşamak istiyorum öncelikle..Bir günüm bile ziyan olmamalı,boşa gitmemeli..
Her gün ya da bir kaç güne bir film izlemek istiyorum..
Ve o gün için başımı yastığa huzurla koymak ve Allah'a sonsuz şükür ve teşekkür etmek istiyorum her şey için.. ( ki bunu devamlı yapıyorum şükür.. :) )
Daha başka bir çok program kullanmayı istiyorum..
Photoshop ile ortaya güzel şeyler çıkarmak ve altına imzamı atmak istiyorum..
Web tasarımıyla uğraşmak istiyorum..Bunun için ise FrontPage ve Dreamweaver programlarına hakim olmam gerekiyor..
Rhino ya da 3D Max programlarını kullanmayı istiyorum..Bazen karaladığım çizimlerimi 3 boyutlu hale getirmek istiyorum çünkü..
Adobe Flash ( eski adıyla Macromedia Flash ) programını da çok iyi bilmek istiyorum..Flash dünyasında yapılacak çok şey var.. :))
PC Hack & Security konusunda da kendimi geliştirmek ve iyi bir konumda olmak istiyorum..
Sağlam bir ekip ile ( blog işinden anlayan ve uğraşan kişilerle..) kaliteli bir blog sayfası açmak istiyorum..Bir ekip işinde bulunmak istiyorum kısaca...
Şimdilik aklıma gelenler bunlar... Çok şey mi istiyorum ben yaa? :))
* Çok fırın ekmek yemem lazım daha çooooooooooooooook!..... :)))
* çĞr.KnyL
Bir Çiçek Düşünün..

Bazen dünyaya tepeden,onun dışından bakmak lazım..
O zaman öyle şeyler görürüz ki!
Halbuki biz o gördüklerimizin;o yaşantıların,o düşmanlıkların,o arkadaşlıkların veya dostlukların ta kendisiyiz.Lakin bunu ancak dışardan bakınca görebiliyoruz,kendimizi soyutlayınca anlıyoru ve hissediyoruz bazı şeyleri..
Bir çiçek düşünün,bir papatya.İşte ben böyle görüyorum her arkadaşlığı,dostluğu kendimi soyutlayınca dünyadan.Evet her arkadaşlık veya dostluk birer papatya kimi gıptayla baktığım kimi burun kıvırdığım...
Tepeden baktığımızda papatyanın merkezi saydığım sarı bir bölge ve etrafında ona tutunmuş beyazdan küçük yaprakcıkları vardır.Eğer papatyanın orta bölgesindeki sarı,keskin sarıysa,kenarındaki beyazlar da insanın yüreğine dokunurcasına ise o bence gayet sağlıklıdır..
İşte insanlar da böyledir merkezde kendisi,etrafında sımsıkı tutundukları beyazları,arkadaşları,dostları,sevenleri vardır.Zamanla bunlardan iyi veya kötü nedenlerden dolayı ayrılık yaşarlar.
Malesef ben de bir ayrılık yaşadım ama onun için hayırlı olacağına inandığım bir ayrılık...
Demiştim ya papatyanın etrafındaki beyazların kimi bembeyaz ,kimi silik bir sarıdır diye...İşte o silik sarıların ayrılışı kötü ve mutlak bir ayrılıştır.Ancak o bembeyaz sarılar varya,onların ki hep hayırlı bir ayrılıştır.Çünkü sağlam bir bütünü ancak hayırlı olması gereken durumlar ayırabilir..
Bence insan da böyledir.Üstelik kendi rengini de çok çabuk,papatyadan daha çabuk belli eder.Kimisi insanın ruhuna işleyen beyaz kimi ise silik bir sarıdan ibarettir.Aman o silik sarılara dikkat,yaprak döküm zamanı size bağlıdır bir an önce silkeleninde varsa dökülsün o silik sarılar.Ama o beyazlar varya onlar insanın ruhuna işliyor insana can veriyor..
İşte benim dostum da öyleydi bir papatyanın bembeyaz,temiz,narin taneleri gibi...
> Değerli dostum Esra benim için yıllar önce güzel şeyler karalamış..Teşekkürler sevgili dostum,güzel insan.. :))
Facebook'a Bir Çarpı
> Facebook hesabım dakikalar öncesinde dondurulmuştur..Kendi isteğimle geçici bir süreliğine ( ki o süre belirsiz.. ) dondurmuş bulunmaktayım..
Son zamanlarda neredeyse hayat facebook'tan ibaret olmaya başladı..
Gördüm ki çok çok fazla zamanımı alıyor..
E hayat facebook denen şeyden ibaret olmadığına göre,vaktimi çalmasına daha fazla izin veremem..
Yapılması gereken,vakit ayırılması gereken çok daha önemli şeyler var iken, facebook'a şimdilik HAYIR!
* Bir diğer sebep; bazı zamanlar ulaşılabilir olmayı istemiyor oluşumdan kaynaklanıyor olabilir..
> Budur düşüncelerim.. doğru ya da yanlış olsa da..
Ansızın Karanlık Çöker
Derin bir iç çekiş..Ve ansızın bir karanlık çöker..
Sanki birden elektrikler kesilmiş gibi..
Göremiyorum hiçbir şeyi..
Ne ileri gidebiliyor adımlarım,ne de geriye..
Koyu.. kopkoyu bir sessizlik..
Karanlıkla bir olup üstüme çullanıyor adeta..
Boğuluyorum..
Korkuyorum da artık..
En çokda yalnızlık korkutan beni bu koyu karanlıkta...
Kimseler yok seni teselli edecek..
Ümitsizce sesleniyorum;
* çĞr.KnyL
Sana Gelince..
Yaşadığım bu yeşilliklerden dudağını öpmek için dönersem eğer,kanımda boğulayım..
Tarif Edilmez..Yaşanır..
> Bazen Senai Demirci'nin kişisel sayfasından yazılarını okuyorum.. Hoşuma giden mükemmel yazılar hepsi de... Bir yazısından beğendiğim bir bölümü paylaşmak istiyorum sizinle.." Unutkandır insan.En çok da kendini unutur.İnsan yanını yitirir.Sık sık kalbini düşürür göğsünden.Vicdanına temas etmeden geçirir bir ömrü.Gönlünün gönlünü etmeden getirir yarını.Şehrin gürültüsünde,telaşların yangınında,görsel kandırmaların kuytusunda,yüzüne serince değen,senden hiç yüz çevirmeyen,boş söz ve yalan söylemeyen,unuttuğun yanlarını hatırlayan,düşürdüğün kalbini yakana yeniden takan,çiçek kokulu bir pencere önünde bekleyen,yağmur sonraları ikindilerde sıcacık tebessümüyle koyup gelen bir dost içtenliğini...
... kim istemez ? "
Ve dostluk; " Kötü günlerinde yanında olan kişi.." cümlesinden ibaret değildir..Yetmez bu ifade..
* Budur düşüncelerim..doğru ya da yanlış olsa da..
iki Kişilik Bir Bütün..

> Çok değerli dostum,gözüm kısaca yarım elmam bana bir dosya gönderdi bugün..
"Nedir bu?" diye sordum kendisine..
Birgün Konya şehrine baştan aşağı karalar giyinmiş bir gezgin gelmiş.Bu kişi Tebrizli Şems idi.Kendisini gezici tüccar olarak tanıtmış.Şems'in dediğine göre,kendisinin bir aradığı varmış ve o aradığı kişiyi Konya şehrinde bulacakmış..Gönlü o şekilde diyormuş çünkü Şems'e.. Daha sonra Mevlana Hz.'ni atının üzerinde gelirken görmüş..Atın dizginlerinden tutarak bir iki soru sormuş..Mevlana Hz. mükemmel bir yorum getirmiş sorulara..Şems, " Allah..Allah.." diye haykırarak Mevlana Hz.'ni kucaklamış..Aradığı kişi Mevlana Hz.'ymiş..
Oradan,birlikte bir medrese odasına gitmişler ve bayağı uzun bir süre kalmışlar.. (Kaynaklar 40 gün ile 6 aydan bahsediyor.)Bu süre içerisinde Mevlana Hz.'nde çok büyük değişiklikler olmuş..Yepyeni bir kişilik,yepyeni bir görünüme bürünmüş..Artık derslerini,vaazlarını,zorunluluklarını kısaca bütün davranışlarını terk etmiş..Her gün okuduğu kitapları bir kenara atmış..Dostlarını arayıp sormaz olmuş..Bu durumdan Konya halkı çok rahatsız olmaya başlamış..Kimdir ki bu gelen,Mevlana Hz. ile hayranları arasına girdi? diye isyanlar çıkmaya başlamış..Şikayetler,ayıplamalar artmış..Bazıları daha da ileri giderek ölümle tehdit etmişler Şems'i.. Olayların bu durumlara gelmesinden büyük üzüntü duyan Şems,bir gece sessizce çekip gitmiş..
Bu terk edilişden,bu ayrılıktan çok etkilenmiş Mevlana Hz ve kimseyle görüşmek istememiş artık..Yemeden içmeden kesilmiş..Dost toplantılarından elini ayağını çekmiş..Özlem ve aşk dolu gazeller söylemeye başlamış..Gidebileceği her yere gönderdiği ulaklar ile Şems'i aratıyormuş..Sonunda Şam'da olduğu öğrenilmiş..Sultan Veled ve arkadaşları Şems'i getirmek için Şam'a gitmişler..Mevlana Hz.'nin geri dönmesi için yalvardığı gazelleri sunmuşlar..Şems ikna olmuş ve tekrar dönmüş Konya'ya..Kısa süreli bir barışın ardından,bu durum uzun sürmemiş ve eskisi gibi olmaya başlamış her şey..Halk Mevlana Hz.'ni Şems'ten uzak tutmaya çalışmış..Kızmışlar artık iyice.. Bu defa sabrı tükenmiş ve " Bu defa öyle bir gideceğim ki,nerede olduğumu kimse bilemeyecek.." demiş.. Ve birgün ortadan kayboluvermiş..
Mevlana artık iyice deliye dönmüş..Fakat artık geleceğinden umudunu kestiği için tekrar eski haline dönmüş..
İşte o mükemmel gazel;
Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme
| Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme |
Mevlana Celaleddin Rumi |
Kısa Bir Uzun Ara..
Uzunca bir aradan sonra yeni sayfa arayüzümle buradayım..
Üniversite..dersler..quizler..sınavlar.. Sonrasında yarıyıl tatili falan derken,bayağı bir koptum blogumdan..Güncelleyemedim hiç..Yazamadım.. Peki bundan sonra çok sık yazabilir miyim bilinmez ama olabildiğince "budur düşüncelerim..doğru ya da yanlış olsa da.." demek istiyorum.. : )
Şimdilik bu kadar.. En kısa zamanda görüşmek ümidiyle.. ; )
Bu Aralar?
> Yeni arayüze geçiş..
> Wordpress' terfi düşünceleri..








