27 Aralık 2009 Pazar

PostHeaderIcon cagrikonyali.com

> Arkadaşlar, yeni sayfamı açmış bulunuyorum..Bundan sonra yeni adresimden takip edebilirsiniz..

http://www.cagrikonyali.com/
26 Ağustos 2009 Çarşamba

PostHeaderIcon Sevgi Düşmanı

Seni yalnızlığımın derinliklerine gömdüm..
Sebebini sorma bana,bilmemezlikten gelme.
Bir işaret bile koymadım seni gömerken..
Çünkü;
Yalnız kaldığım zamanlar senin mezarını görür,
O eski anılarım aklıma gelir de,
BEN'i üzersin diye..

Seninkisi aşk değilmiş meğerse..
İnsanları sevgiden,aşktan,mutluluktan nefret ettirmekmiş..
Kim bilir kaç kişiye daha böyle yaptın?
Utanmadın mı o kişileri aldatırken?
Yüzün kızarmadı mı konuşurken yüzlerine?
Onlara "Seni seviyorum.." derken;
Nasıl dilin döndü o muhteşem,kutsal kelimeye?
Gerçi sen ne anlarsın sevgiden..
Alışmışsındır artık kahpeliğe..
O muhteşem söz sana bir bir şey ifade etmeyebilir..
Şimdi artık güle güle sevgi düşmanı..
Arkana bile bakma..
Göz yaşı bile dökme..
Belki göz yaşlarınla bir çok kişiyi daha boğarsın belli mi olur?

* Bu şiir en az 10 sene önce yazılmıştır. ( Ortaokul dönemleri.. :))
03 Ağustos 2009 Pazartesi

PostHeaderIcon Bekliyorum


Yalnızım..
En kalabalıklarda bile yalnızlık var içimde..
Ve yalnızlık bana yakışıyor mu ne?

Yalnızlık atkısını atmışım boynuma..
Dört mevsim boynumda sarılı hatta..
Boğuyor bazen beni..Nefes alamıyorum..
Çıkarmak istesem atkıyı,çıkmıyor sarılı boynumdan..
Basit gibi görünüyor ama değil basit..
Olmuyor işte..
Çözemiyorum bir türlü..

Ancak bir başkası çözebilir..
Başka bir el..
Başka bir yürek..
Başka bir dokunuş..his..sevgi..

Gel gelelim bilmiyorum onu..
Tanımıyorum hala..
Ne adı belli ne de şanı..

Bilmem ki kimdir?
Nerelerdedir şimdi?

Her kimsen..
Hangi güzelsen..
Çık gel artık..

Çık gel de;
Kurtar beni boğulmaktan..
Kurtar beni sevgisizlikten..
En önemlisi yalnızlıktan..
Son ver bu ıssızlığa..

Hadi güzelim hadi artık..
Bekliyorum seni..
02 Ağustos 2009 Pazar

PostHeaderIcon Hep Sev..Ama Sevilme..

"Hayat,sevince güzel.." diye yazmış iletisinde arkadaşım..

Doğru.. Hayat sevince güzel..
Her şeyin temelinde sevgi yok mu ki zaten?
Dünya bile Sevgi temelinde kurulmadı mı?
Sevgi varsa bir yerde,herşey var sonrasında..

Ama.. ama..

Sev..Sev..Sev..
Hep sev..Hep sev..Hep sev.. Ama Sevilme sevmenin karşılığında..

İnsanı bu üzüyor işte..
Sev ama sevilme.. Karşılığını görme..

Böyle bir durumda üzülmemek elinde mi insanın ki?

Yine de herşeye rağmen, SEVİYORUZ..
Mayamız gereği Seviyoruz..
İnsanız..Seviyoruz..

Sevmeye devam..
30 Temmuz 2009 Perşembe

PostHeaderIcon Çağrı'ya..


Ben aslında öyle bir şiir yazmak isterdim ki;
İçinde sen,ben ve dostluğumuz yalnızca..
Öyle bir dostluk ki dokunsaydı sonsuza..
Bu şiiri herkes söylemek isterdi
Ama kimse ayrılığa,ölüme,yağmura " Dur! " diyemedi..


Birgün kabalık edersem..
Habersiz çekip gidersem..
Dost kalbim sana emanet..
Artık üzülmek olmasın..
Anılardan,baharlardan tüket!

* Tüm hakları dostluğuma aittir!

> Teşekkürler Tuğba Güneşgörmez..
28 Temmuz 2009 Salı

PostHeaderIcon CAN'ımız CAN Cafe Çekiyor!


Şehirin az dışında,şehir gürültüsünden uzak,
Biraz yüksek yerde sırtını dağa dayamış bir mekan..
Can Cafe..

Tam kafa dinlenecek bir yer..
Çardak üzerine karşılıklı koltuklar konulmuş..
Ortada bir sehpa..
Koltuk derken öyle sıfır koltuk beklemeyin :))
Sehpaların da kabukları atmış,eski ama iş görür derecede hala..
Mekanı da zaten bunlar tamamlıyor..
Kısacası öylesine lüks bir mekan değil..
Gayet sevimli, doğa ile elele vermiş,sessizlikle bir olup şehir gürültüsünü dövmüş bir yer adeta..
Hafiften tatlı bir esinti..
Tam bir yaz gecesi işte..
Arka fonda hafif seste müzik çalıyor..
Bazen sanat müziği,bazen türkü bazen de diğer müzik türlerini duyabilirsiniz..

Çoğu zaman 3-4 arkadaş gideriz buraya..
Canımız Can Cafe çektiği zamanlar.. :))
Siparişlerimiz bellidir;
Ortaya demlik çay ve elmalı nargile..
Eğer açlık durumumuz tokluğun altındaysa bir de patetesli çörek söylüyoruz..
Birazdan geliyor önümüze sıcak sıcak patatesliler..
O nasıl bir tattır..
O nasıl tam yerinde bir acılıktır..
Hem yakıyor hem de o acılık size yemeyi bıraktırmıyor..
Yerinde olan acıya rağmen,yemeye devam ediyoruz..
Çayı yudumlayıp,nargileyi fokurdatmak yok mu?
Bir de tatlı muhabbettler dönünce ortada, kalkmak istemiyor insan..
Sabahı burda karşılamak istercesine..
Zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamıyorsunuz..
Saata bakmak akla bile gelmiyor ki zaten..
Gece yarılarına kadar oturup kalıyoruz..
Seviyorum böyle ortamı..
Hiçbir şeye değişmem..
Kafa dengi insanlarla tatlı muhabbetleri..
Çayı yudumlayıp,nargileyi fokurdatmayı en çok da..
İnsan ruhuna da iyi geliyor..

Yolunuz düşerse Antakya'ya,Harbiye'nin az üstünde bulunan Can cafeye gelip;
Sessizliği dinleyebilir,tatlı muhabbetler edebilir
Akşam üzeri orada iseniz,
Güneş'in batışına şahitlik edebilirsiniz..
Tabi çayı yudumlayıp,nargilenizi de fokurdatmak da cabası.. :))
27 Haziran 2009 Cumartesi

PostHeaderIcon Ben Böyle Kadının..

> Tarih 18 Haziran..
Koca bir dönemi bitirmiş,valizimi toplamış,birazdan havaalanına yol alacam..
Mutluyum..Keyifliyim..Sevinçliyim..
Çünkü artık Kıbrıs'ın sıcağından,neminden,iğrenç havasından..
Sıkıntısından..stresinden kurtuluyorum..
Bir dönemin en mutlu yanlarından birisi de budur..
Eve dönüyor olmak..

Cebimde 10 ytl para artıyor..
Evden de para istemedim..
Nasılsa eve gidiyorum artık..
Ama valizin fazla kilo geleceğini pek hesaba katmamışım..
Havaalanına giderken dua ediyorum tabi..
Umarım çok fazla kilom olmaz..umarım bir sorunla karşılaşmam diye..
Aksi takdirde cebimdeki 10 ytl beni kurtarmıyor..

Havaalanına giderken,otobüsün içinde bir hanım teyze dikkatimi çekti..
Hemen önümde oturuyordu..Kızıl saçlı teyze.. :))
Konuşması, hal ve hareketleriyle bütün bakışları üzerine toplayan türden.. :))

Ve havaalanındayım..
Birazdan büyük buluşma gerçekleşecek benim için..
Ya devam ya da düşünmek bile istemiyorum..

Sıradaki lütfen.. sesiyle başladı olay silsilesi..
Ve işte korkulan an;
8 kilo fazlanız var beyefendi.. 32 ytl ödeyeceksiniz..
Bir an dondum öylece.. Yapacak birşey yok çünkü..
Ya ben öğrenciyim,üzerimde de 10 ytl nakit var..
Lütfen biraz yardımcı olamaz mısınız?

Üzgünüz..İşlem yapamayız.. Ödemek zorundasınız!
Ya üzerimde o kadar para yok dedim.. O an bir diğer uyuz kız şu şekilde;
Kredi kartı da geçer.. demesin mi?
Sinirlerim boşaldı..
Bütün negatif elektriğimi kıza bakarak üzerine yolladım.. Uyuz şey ya!
Dedim ki; kredi kartım da yok..
Bana valizimi geri verdiler..
Buyrun..işlem yapamıyoruz.. Alın valizinizi..

Çaresiz şekilde ve de o an içimden söverekten aldım ve arkamı döndüm..
Arkamı dönmemle,otobüsteki kızıl saçlı hanım teyzeyle göz göze geldim..
Ne oldu? dedi..
Anlattım durumu böyle böyle diye..
Beni uçağa almıyorlar dedim..
Sonra da,sizden bir ricam olabilir mi? dedim..
Acaba mümkünse diğer havaalanına ininceye kadar bana borç para verebilir misiniz?
İndiğim zaman,bizimkilerden alır size öderim borcumu..
Ne kadar lazım evladım demesin mi?
20 ytl yeterli dedim..

Sağolsun hanım teyze hızır gibi yardımıma yetişti..

Diğer havaalanına indik..
Valizleri bekliyoruz..
Ben devamlı hanım teyzeyi uzaktan takip ediyorum kaçırmayım diye..
Bir baktım valizlerini almış gidiyor..
Arkasından seslendim duymadı..
İşaret ettim, şu giden teyzeyi durdurur musunuz diye...
Teyze durdu,döndü bana doğru..
Teyzecim lütfen dışarıda bekleyin.. dedim.
Önemli değil,zaten taksi bakacam dışarda dedi.

Valizimi alır almaz çıktım dışarı..
Bizimkilerle kısa bir hasret giderdikten sonra,anneme;
İşte şu teyzeme vereceğiz parayı dedim..
Annem yanına gidip;
Allah sizden razı olsun..Çok teşekkür ederiz,buyrun dedi ve uzattı parayı..
Ama teyzem almıyor..
Ben aldım annemin elinden parayı..
Teyzecim çok çok teşekkür ederim..Lütfen buyrun dedim..
Hayır evladım..önemli değil.. diyor almıyor bir türlü..
O kadar ısrar ettik,bir türlü almadı parayı..
Sen öğrencisin,benden olsun bu defa da.. dedi..
Sen bana dua et yeterli benim için..dedi..
Duygulandım o ara tabi..Duygulanmamak elde değil..

Ne insanlar varmış hala..
Bana; seni tanımıyorum üzgünüm.. deyip vermeyebilirdi de borç para..
Ama bırakın borç vermeyi,parayı tekrar almadı bile..
İşte ben böyle kadının;
Elinden de öperim..Yüzünden de öperim..Gözlerinde de öperim..
Severim de..Sayarım da.. Ve Anarım da..

Hayat, böyle insanların,gereken zamanda gereken yerde olmalarıyla devam ediyor!
14 Haziran 2009 Pazar

PostHeaderIcon Kızıyorum

Kızıyorum..
En yakınımdakilere bile..
En sevdiklerime,değer verdiklerime bile bazen kızıyorum..

Arkadaşlık nedir?
Dostluk nedir?

Yeteri kadar farkında olmadıklarına..
Olamadıklarına kızıyorum..
Sitem ettiğim zaman da çok sitemkar birisi olarak etiketleniyorum..
Artık sitem etmiyorum hiç kimseye o gün bugündür..
En ufak bir sitemim bile yok..
Siz istediniz çünkü..siz bitirdiniz..

Oysa sitem kime edilirdi?
Niye edilirdi?
Ve neden fazlaydı sitemler yeri geldiğinde?

Oysa sitem;
Sevdiklerine edilirdi..değer verdiklerine..
Yerine göre sitemin fazlalığı da,verilen değerin ve sevginin bir o kadar fazla olduğunu gösterirdi..

Ama siz anlamadınız..
Söylediysem de bunu anlamadınız..

İnsan sevdiklerine az da olsa zaman ayırmaz mı?
Uzun zamandır görüşmediği arkadaşına,dostuna bir " Merhaba" yı çok mu görür?
Vakit yoktur değil mi?
İş var..Güç var.. Var da var birşeyler..
Haklısınız!
Facebook denen ve insan ilişkilerine büyük bir darbe indiren furyada,
Video paylaşmak..Resim paylaşmak varken..
Şimdi kim bir selam verecek..
Nasıl olsa Msn'de de çevrımdışı modunda..
Kimse de görmüyor..

Arada bir sevdiklerinize vakit ayırsanız ne çıkar?
Sıcak bir " Merhaba arkadaşım..dostum.." deseniz arada bir çok mu?
Öldürmeyin derim ben bazı değerleri..
Öldürmeyin..

Kızıyorum işte.. Kızıyorum.. Yazık!
12 Haziran 2009 Cuma

PostHeaderIcon Siz'siz

> Geçenlerde değerli arkadaşlarımdan birisi olan Seray ile sohbet ediyoruz..Benim o anki ruh halim,psikolojim ve kendisine anlattıklarımdan etkilenmiş ve sohbet esnasındayken hemen arada da yazıvermiş birşeyler..

Yolladı yazıyı..
Okudum ki, o da ne? Resmen ayna tutmuş içime..
En güzel şekilde özetlemiş herşeyi..
Başka türlü de özetlenemezdi sanırım..

Teşekkür ediyorum burdan Seray'a.. :))

Ve buyrun Seray'ın yazısı..

Siz'siz..

Bin parçaya ayrılsam da yetmez.. doyurmaz sizi..
Binbirinciyi istersiniz..
Siz hep siz..

Kimi ister kirli elleriniz..
Kimi çekiştirirsiniz beyninizden bin bir iple..
Kimi boğarsınız saçma cümlelerinizle..
Hangi ruhu yollarsınız kurbanlar zincirine..

Huzur vermezsiniz..
Gölge istemez çöle çevirirsiniz..
Yoruldum çok yorgunum ama dinlemezsiniz..
Dinlendirmezsiniz..

Sadece siz..
Biz-siz..
Ben...Siz siz..
26 Mayıs 2009 Salı

PostHeaderIcon Herkes Gibisin..

> Açıkcası çok fazla şiir okuyan birisi değilim..

Fakat bazı şiirler var ki,insanı büyülüyor adeta..

Geçenlerde yine bir şiire rastladım.. Şiir Nazım Hikmet'e ait..

Bir mısrası var ki şiirin... mükemmel..

- Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin -

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

24 Mayıs 2009 Pazar

PostHeaderIcon Rüya Gibi..

 > DAU Bahar Festivali'ni  bitirdik..
Harika konserler oldu..
Rüya gibiydi adeta..
İlk konser Sıla'dan geldi..
Sıla,sıladaki öğrencilere sılada konser verdi..  :))
Konseri baştan izleyemesem de,sonu da olsa 3-5 şarkısına yetiştim..
Sandığımdan çok daha iyiydi..
Sahne performansı,şovu,seyirciyi çoşturması vs.. 
Hiçbir albümünde olmayan ve yeni albümünde söylemeyi düşündüğü şarkısını da söyleyince... offf...   " vur kadehi ustam bu gece de sarhoşuz.."  
Kısaca Sıla bence gayet mükemmeldi..

Ve Kenan Doğulu..

Asıl rüya gibi bir gece geçirten Kenan Doğulu oldu..
Bu nasıl bir konserdir..bu nasıl bir şovdur..bu nasıl bir canlı performanstır..
Tek kelimeyle hayatımdaki en manyak konserlerden birisiydi..
Sahnenin her tarafını mükemmel kullanıyor..
Konserin başından sonuna kadar sanki her şarkıda ilk sahneye çıkıyor gibi enerji dolu..kıpır kıpır.
Kııbıırrııııııııııııııııısssss... kıııpıırrııızzz...  
Yok böyle bir enerji..
Doymadık Kenan doymadık o geceye...  Rüya gibiydi..
22 Mayıs 2009 Cuma

PostHeaderIcon Gökyüzündeki Göz..


> Mustafa Kemal Efeler ( MKE ) arkadaşımın çekmiş olduğu bir fotoğraf..

Dikkatlice bakıldığında gökyüzünde bulutların oluşturduğu gözleri fark edebilirsiniz..

Fotoğrafa tıklayıp büyük haline daha yakından bakabilirsiniz..

* Fotoğraf  Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde Beyazid-i Bestami Hz. türbesinde  çekilmiştir..
19 Mayıs 2009 Salı

PostHeaderIcon DAU 16. Bahar Festivali


> Bu hafta festival haftası...  

Doğu Akdeniz Üniversitesi 16.Bahar Festivali yarın başlıyor..  " 20-23 Mayıs " 
Gayet güçlü isimler de yer alıyor bu sene..
Kenan Doğulu.. Sıla..Emre Aydın gibi kaliteli isimleri görebilmek mümkün festival kapsamında..
Güzel konserler..Söyleşiler..Farklı aktiviteler DAU öğrencilerini ( beni de tabi :)) bekliyor..
Umarım hepimiz için eğlenceli bir hafta olur..
İyi eğlenceler herkese ve kendime..  :)) 

> Konserler..





> Söyleşiler..







> Daha detaylı bilgi için ;  http://www.emu.edu.tr/fest/   adresini ziyaret edebilirsiniz..
16 Mayıs 2009 Cumartesi

PostHeaderIcon Kıbrıs Psikolojisi



> Kıbrıs'ta okuyan genel ağırlıklı öğrenci psikolojisi..   :))
28 Nisan 2009 Salı

PostHeaderIcon Günaydın..

Gün kızıldı tüm gün,
Güneş erkenden batacak bu akşam...
Gün-yüzü erkenden karartma uygulayacak soluk şehrin yas tutmuş kalplerine...
Gün, erkenden ulaşacak gecesine...
Ve sen soluğu kapı kirişlerinde alacaksın yine.
Tek dayanağın o olmuştur zaten, 
Susacaksın sabah ezanına dek.
İçten içe kemirirken hislerini,
İlk Allahu ekber edası ile uyanacaksın derinliklerinden.
Allah'a sığınacaksın yine...
Bir bakmışsın yokluğuna katlanamıyorum dediğin her şeyin,
hayalinden uyanmış olacaksın!
Günaydın...

                                                                                                 * Mustafa Kemal Efeler  | MKE
27 Nisan 2009 Pazartesi

PostHeaderIcon Çürük Elmalar Sizi..

>  Bazen herkesi kendim gibi sanıyorum..

Arada bir hal hatırlarını sorayım diyorum insanların..

Çoğu zaman da sorduğuma soracağıma pişman olmuyor değilim..

Ne tuhaftır insanoğlu yaa..

Seven değil de söven yarıyor sanırım.. ( sövüyorum öyleyse :))

Kısaca   " 2 S " 'yi karıştırıyorlar.. Seven ve Söven..

Genelde Msn denen icatla iletişim içinde olduğumuz için,doğal olarak hal hatır ilişkileri de Msn üzerinden yürüyor..

İçerisinde çürük elmaların da bulunduğu sepete benzetiyorum Msn'i..

Msn elma sepetimiz oluyor, kişi listesi de elmalar..

Her türlüsü var mübarek.. Yetmişi..yetmemişi..tazesi..sağlamı..çürüğü.. hepsi var..  :))

Bakıyorsunuz sağlam bir elmaya benziyor..

Isırıp yemeye başlıyorsunuz..

Bir iki ısırıktan sonra bir bakıyorsunuz anaaa.. O da ne?

Çürük lan bu..    Çürük tabi ne sandın..  :)) 

Ne sanacak abisi.. Görünüşe aldanıp sağlam sandı..  :))

Vallahi aynısı insanlar..

Çoğu çürük çıkıyor..

Her türlüsü var dedik..

Selam verirsin kimisine.. 

Her zaman bir bahane vardır..  :))

Anlamıyorum ki; sanki borç para isteyecekmişim gibi kaçma peşindeler..

Nedense her zaman ama her zaman meşguldürler.. 

"Ne yapayım..Sana denk geliyor kusura bakma işte.."   palavraları..   :)) 

Ya ödev yaparlar..ya  misafir gelir..ya uykusu gelir..ya elektrikler kesilir..

En güzeli de çıkması gerekmektedir..   Vay anasını.. :)) Çıkması gerekmiş miş..

Kimilerine de yazarsın, 15 dk sonra cevap gelir..  Şaka gibi yaa :))

Ya o değil de, 2 cümle kurduktan sonra insanların kaçıyor olması mesele..

Korkmayın ya korkmayın..Borç falan istemeyeceğim sizden.. :))

Ama yok..

Bir daha da hal hatırınızı sorarsam, ben de sizin gibi çürük elma olayım emi.. :))

Bir daha size o lüksü yaşatmam yaşatmam..

Neyse.. İnsan gibi davranın biraz da sizi birşey sansınlar..

En önemlisi de dürüst olun..Şeffaf olun şeffaf.. 

Bak yoksa sizi kurtçukların içine atarım çürük elmalar yaa sizi.. :)) Acımam valla..

* Sağlam ve yetmiş elmalar  konu dışıdır..  Sevgiler onlara da.. :))

                                                                                                                                       çĞr.KnyL
24 Nisan 2009 Cuma

PostHeaderIcon Çok Şey mi İstiyorum?

> Bazen düşünüyorum da, çok şey mi istiyorum acaba diye soruyorum kendime.. 

Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki şu hayatta..

Her günümü dolu dolu yaşamak istiyorum öncelikle..Bir günüm bile ziyan olmamalı,boşa gitmemeli..

Her gün ya da bir kaç güne bir film izlemek istiyorum..

Sonra o gün içerisinde derslerime bakmak,programlamaya vakit ayırmak istiyorum..

Sonra internete girip sörf yapmak,köşe yazıları okumak ve sonrasında Msn'e girip bana vakit ayıran dostlarımla,arkadaşlarımla muhabbet etmek istiyorum.. ( bana vakit ayıran kelimesinin altını çizdim.. ;))

Ve o gün için başımı yastığa huzurla koymak ve Allah'a sonsuz şükür ve teşekkür etmek istiyorum her şey için.. ( ki bunu devamlı yapıyorum şükür.. :) )

Daha başka bir çok program kullanmayı istiyorum..

Photoshop ile ortaya güzel şeyler çıkarmak ve altına imzamı atmak istiyorum..

Web tasarımıyla uğraşmak istiyorum..Bunun için ise FrontPage ve Dreamweaver programlarına hakim olmam gerekiyor..

Rhino ya da 3D Max programlarını kullanmayı istiyorum..Bazen karaladığım çizimlerimi 3 boyutlu hale getirmek istiyorum çünkü..

Adobe Flash ( eski adıyla Macromedia Flash ) programını da çok iyi bilmek istiyorum..Flash dünyasında yapılacak çok şey var..  :))

PC Hack & Security konusunda da kendimi geliştirmek ve iyi bir konumda olmak istiyorum..

Sağlam bir ekip ile ( blog işinden anlayan ve uğraşan kişilerle..) kaliteli bir blog sayfası açmak istiyorum..Bir ekip işinde bulunmak istiyorum kısaca...

Şimdilik aklıma gelenler bunlar... Çok şey mi istiyorum ben yaa?  :))

* Çok fırın ekmek yemem lazım  daha  çooooooooooooooook!.....    :)))

                                                                                                                                   * çĞr.KnyL
23 Nisan 2009 Perşembe

PostHeaderIcon Bir Çiçek Düşünün..

Bazen dünyaya tepeden,onun dışından bakmak lazım..

O zaman öyle şeyler görürüz ki!
Halbuki biz o gördüklerimizin;o yaşantıların,o düşmanlıkların,o arkadaşlıkların veya dostlukların ta kendisiyiz.Lakin bunu ancak dışardan bakınca görebiliyoruz,kendimizi soyutlayınca anlıyoru ve hissediyoruz bazı şeyleri..


Bir çiçek düşünün,bir papatya.İşte ben böyle görüyorum her arkadaşlığı,dostluğu kendimi soyutlayınca dünyadan.Evet her arkadaşlık veya dostluk birer papatya kimi gıptayla baktığım kimi burun kıvırdığım...


Tepeden baktığımızda papatyanın merkezi saydığım sarı bir bölge ve etrafında ona tutunmuş beyazdan küçük yaprakcıkları vardır.Eğer papatyanın orta bölgesindeki sarı,keskin sarıysa,kenarındaki beyazlar da insanın yüreğine dokunurcasına ise o bence gayet sağlıklıdır..

İşte insanlar da böyledir merkezde kendisi,etrafında sımsıkı tutundukları beyazları,arkadaşları,dostları,sevenleri vardır.Zamanla bunlardan iyi veya kötü nedenlerden dolayı ayrılık yaşarlar.


Malesef ben de bir ayrılık yaşadım ama onun için hayırlı olacağına inandığım bir ayrılık...


Demiştim ya papatyanın etrafındaki beyazların kimi bembeyaz ,kimi silik bir sarıdır diye...İşte o silik sarıların ayrılışı kötü ve mutlak bir ayrılıştır.Ancak o bembeyaz sarılar varya,onların ki hep hayırlı bir ayrılıştır.Çünkü sağlam bir bütünü ancak hayırlı olması gereken durumlar ayırabilir..

Bence insan da böyledir.Üstelik kendi rengini de çok çabuk,papatyadan daha çabuk belli eder.Kimisi insanın ruhuna işleyen beyaz kimi ise silik bir sarıdan ibarettir.Aman o silik sarılara dikkat,yaprak döküm zamanı size bağlıdır bir an önce silkeleninde varsa dökülsün o silik sarılar.Ama o beyazlar varya onlar insanın ruhuna işliyor insana can veriyor..

İşte benim dostum da öyleydi bir papatyanın bembeyaz,temiz,narin taneleri gibi...

                                                                                                                                          Esra Gökten

> Değerli dostum Esra benim için yıllar önce güzel şeyler karalamış..Teşekkürler sevgili dostum,güzel insan..  :))
21 Nisan 2009 Salı

PostHeaderIcon Facebook'a Bir Çarpı

> Facebook hesabım dakikalar öncesinde dondurulmuştur..
Kendi isteğimle geçici bir süreliğine ( ki o süre belirsiz.. ) dondurmuş bulunmaktayım..
Son zamanlarda neredeyse hayat facebook'tan ibaret olmaya başladı..
Gördüm ki çok çok fazla zamanımı alıyor..
E hayat facebook denen şeyden ibaret olmadığına göre,vaktimi çalmasına daha fazla izin veremem..
Yapılması gereken,vakit ayırılması gereken çok daha önemli şeyler var iken, facebook'a şimdilik HAYIR!

* Bir diğer sebep; bazı  zamanlar ulaşılabilir olmayı istemiyor oluşumdan kaynaklanıyor olabilir..

> Budur düşüncelerim.. doğru ya da yanlış olsa da..
20 Nisan 2009 Pazartesi

PostHeaderIcon Ansızın Karanlık Çöker

Derin bir iç çekiş..
Ve ansızın bir karanlık çöker..
Sanki birden elektrikler kesilmiş gibi..
Göremiyorum hiçbir şeyi..
Ne ileri gidebiliyor adımlarım,ne de geriye..
Koyu.. kopkoyu bir sessizlik..
Karanlıkla bir olup üstüme çullanıyor adeta..
Boğuluyorum..
Korkuyorum da artık..
En çokda yalnızlık korkutan beni bu koyu karanlıkta...
Kimseler yok seni teselli edecek..
En azından bir ses..seda.. yok işte..
Ümitsizce sesleniyorum;

- Heyy..Orada kimse var mı?

* çĞr.KnyL
19 Nisan 2009 Pazar

PostHeaderIcon Sana Gelince..

Yaşadığım bu yeşilliklerden dudağını öpmek için dönersem eğer,kanımda boğulayım..

Böylesine bir sevdaya yeniden tutulursam eğer,paramparça olmuş kalbime yazıklar olsun...

Sana gelince..

Yüreklere sığmayan bu sevdamı bir başkasında bulursan eğer,bana çektirdiklerin helal olsun...
16 Nisan 2009 Perşembe

PostHeaderIcon Tarif Edilmez..Yaşanır..

> Bazen Senai Demirci'nin kişisel sayfasından yazılarını okuyorum.. Hoşuma giden mükemmel yazılar hepsi de... Bir yazısından beğendiğim bir bölümü paylaşmak istiyorum sizinle..

 " Unutkandır insan.En çok da kendini unutur.İnsan yanını yitirir.Sık sık kalbini düşürür göğsünden.Vicdanına temas etmeden geçirir bir ömrü.Gönlünün gönlünü etmeden getirir yarını.Şehrin gürültüsünde,telaşların yangınında,görsel kandırmaların kuytusunda,yüzüne serince değen,senden hiç yüz çevirmeyen,boş söz ve yalan söylemeyen,unuttuğun yanlarını hatırlayan,düşürdüğün kalbini yakana yeniden takan,çiçek kokulu bir pencere önünde bekleyen,yağmur sonraları ikindilerde sıcacık tebessümüyle koyup gelen bir dost içtenliğini...  

... kim istemez ?  "

> Dostluk başka bir şeydir..Yürek işidir..Farklı bedenlerde olsa da gönüller,aynı bedende bir bütün olabilmektir..Beraber nefes alabilmektir..

 Ve dostluk; " Kötü günlerinde yanında olan kişi.." cümlesinden ibaret değildir..Yetmez bu ifade..
 
 Ve dostluk; tarif edilemez de.. Ancak yaşanır..İşte o zaman  anlarsın her şeyi..

* Budur düşüncelerim..doğru ya da yanlış olsa da..
13 Nisan 2009 Pazartesi

PostHeaderIcon Yorumsuz..


Resim eski bir resim..
Fakat çıkarılacak çok mesaj var.. Sayfalar dolusu hem de.. 

* Anlayanlara..
12 Nisan 2009 Pazar

PostHeaderIcon iki Kişilik Bir Bütün..


 > Çok değerli dostum,gözüm kısaca yarım elmam bana bir dosya gönderdi bugün..
 "Nedir bu?" diye sordum kendisine..

Mevlana Hz. çok samimi dost olduğu  Şems ile birgün bir ayrılık yaşar..Bu ayrılıktan dolayı da  Mevlana Hz., çok sevdiği dostu  Şems'e bir  şiir yazıp göndermiş..

"Yılmaz Erdoğan o şiiri okuyor.Tarifi imkansız birşey..Bayıldım..Çok süper.. Seninle de paylaşmak  istedim.." dedi.. Teşekkür ediyorum yine buradan kendisine.. ; ) 

Gerçekten ben de bayıldım..Sonra merak ettim bu dostluğu..Daha detaylı öğrenmek istedim ve araştırdım biraz..Sanırım bir daha bu şekilde bir dostluk tekrar Dünya'ya gelmez diye düşünüyorum..Kısaca anlatmak istiyorum bu derin bağı..

Birgün Konya şehrine  baştan aşağı karalar giyinmiş bir gezgin gelmiş.Bu kişi Tebrizli Şems idi.Kendisini gezici tüccar olarak tanıtmış.Şems'in dediğine göre,kendisinin bir aradığı varmış ve o aradığı kişiyi Konya şehrinde bulacakmış..Gönlü o şekilde diyormuş çünkü Şems'e.. Daha sonra Mevlana Hz.'ni atının üzerinde gelirken görmüş..Atın dizginlerinden tutarak bir iki soru sormuş..Mevlana Hz.  mükemmel bir yorum getirmiş sorulara..Şems, " Allah..Allah.." diye haykırarak Mevlana Hz.'ni kucaklamış..Aradığı kişi Mevlana Hz.'ymiş..

Oradan,birlikte bir medrese odasına gitmişler ve bayağı uzun bir süre kalmışlar.. (Kaynaklar 40 gün ile 6 aydan bahsediyor.)Bu süre içerisinde Mevlana Hz.'nde çok büyük değişiklikler olmuş..Yepyeni bir kişilik,yepyeni bir görünüme bürünmüş..Artık derslerini,vaazlarını,zorunluluklarını kısaca bütün davranışlarını terk etmiş..Her gün okuduğu kitapları bir kenara atmış..Dostlarını arayıp sormaz olmuş..Bu durumdan Konya halkı çok rahatsız olmaya başlamış..Kimdir ki bu gelen,Mevlana Hz. ile hayranları arasına girdi? diye isyanlar çıkmaya başlamış..Şikayetler,ayıplamalar artmış..Bazıları daha da ileri giderek ölümle tehdit etmişler Şems'i.. Olayların bu durumlara gelmesinden büyük üzüntü duyan Şems,bir gece sessizce çekip gitmiş..

Bu terk edilişden,bu ayrılıktan çok etkilenmiş Mevlana Hz ve kimseyle görüşmek istememiş artık..Yemeden içmeden kesilmiş..Dost toplantılarından elini ayağını çekmiş..Özlem ve  aşk dolu gazeller söylemeye başlamış..Gidebileceği her yere gönderdiği ulaklar ile Şems'i aratıyormuş..Sonunda Şam'da olduğu öğrenilmiş..Sultan Veled ve arkadaşları Şems'i getirmek için Şam'a gitmişler..Mevlana Hz.'nin geri dönmesi için yalvardığı gazelleri sunmuşlar..Şems ikna olmuş ve tekrar dönmüş Konya'ya..Kısa süreli bir barışın ardından,bu durum uzun sürmemiş ve eskisi gibi olmaya başlamış her şey..Halk Mevlana Hz.'ni Şems'ten uzak tutmaya çalışmış..Kızmışlar artık iyice..  Bu defa sabrı tükenmiş ve " Bu defa öyle bir gideceğim ki,nerede olduğumu kimse bilemeyecek.." demiş.. Ve birgün ortadan kayboluvermiş..

Mevlana artık iyice deliye dönmüş..Fakat artık geleceğinden umudunu kestiği için tekrar eski haline dönmüş..

İşte o mükemmel gazel;

 Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme 
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı 
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme 

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru 
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme 

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için 
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme 

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi 
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme 

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan 
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme 

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan 
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme 

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer 
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme 

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi 
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme 

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize 
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme 

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle 
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme 

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı 
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme 

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil 
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme
 

Mevlana Celaleddin Rumi

10 Nisan 2009 Cuma

PostHeaderIcon Kısa Bir Uzun Ara..

> Herkese merhabalar öncelikle..
Uzunca bir aradan sonra yeni sayfa arayüzümle buradayım..
Üniversite..dersler..quizler..sınavlar.. Sonrasında yarıyıl tatili falan derken,bayağı bir koptum blogumdan..Güncelleyemedim hiç..Yazamadım.. Peki bundan sonra çok sık yazabilir miyim bilinmez ama olabildiğince "budur düşüncelerim..doğru ya da yanlış olsa da.." demek istiyorum..  : )

Şimdilik bu kadar.. En kısa zamanda görüşmek ümidiyle..  ; )
Yükleniyor...

Bu Aralar?

> Biraz rahatsızım pek keyfim yok sayılır..

> Yeni arayüze geçiş..

> Wordpress' terfi düşünceleri..

Takiptesin!

Çağrı da Kim?

> Aslında söylediklerimden çok,sakladıklarımda gizliyim..Siz en iyisi beni anlamak için,söylediklerimden çok sakladıklarıma kulak verin..

Son Yorumlar

Powered by MyPagerank.Net